Yüce Yaradan Allah-ü Teala'nın fani hayatın yolcusu olan insanlara, peygamberler vasıtasıyla son hitabı ve nihai mesajı olan Kuran-ı Kerim, Kadir Gecesi içerisinde indirilmiÅŸtir. Kadir, doksan dokuz esmâ-i hüsnâdan yaklaşık aynı anlama gelen kavî ve muktedir isimleriyle muhteva ortaklığı, “iradesini her durumda yürüten” mânasındaki cebbâr, “yenilmeyen, yegâne galip” anlamındaki azîz ve “yenilmeyen, yegane kudret ve tasarruf sahibi” anlamındaki kahhâr isimleriyle mâna yakınlığı içinde bulunur.
KADİR GECESİ NEDİR?
Kadir gecesinin önemine iÅŸaret eden bir hadiste, önceki ümmetlerin uzun ömürlü olmaları sebebiyle fazla sevap kazanma imkânına sahip bulunmalarına karşılık müslümanlara Kadir gecesinin verildiÄŸi belirtilir (el-Muvatta?, “İ?tikâf”, 6). Kadr sûresinde bildirildiÄŸine göre bu gecede Allah’ın izniyle melekler ve Cebrâil yeryüzüne iner ve gece boyunca yer yüzüne barış ve esenlik hâkim olur.
Kadir gecesinin kesin olarak belirlenmemesinin hikmeti üzerinde duran âlimler, bu durumun gecenin feyzinden istifade etmek için daha uygun olduğunu söylemişlerdir. Zira Kadir gecesinin bildirilmesi halinde müslümanlar sadece o geceyi ihya etmekle yetinebilirlerdi. Halbuki kısmî belirsizlik sayesinde müminlerin Kadir gecesi ümidiyle bütün ramazan gecelerini ibadet şuuru içerisinde geçirmeleri söz konusudur. Ayrıca Kadir gecesinin bildirilmemesi yoluyla müslümanların bilerek ona saygısızlık göstermeleri veya tâzimde aşırıya kaçmaları önlenmiş olur (Zemahşerî, IV, 273; Fahreddin er-Râzî, XXXII, 28-29).
KADİR GECESİNDE NELER OLDU?
Hadis kaynaklarında Kur’an’ın iniÅŸi hakkında farklı bilgiler verilmektedir. Süyûtî konuyla ilgili rivayetleri üç ana grupta ele almıştır. Birinci gruba göre Kur’an, Kadir gecesinde toplu olarak levh-i mahfûzdan dünya semasına (veya “beytü’l-izzet”e) inmiÅŸ, daha sonra yirmi veya yirmi üç yıl içinde parça parça Hz. Peygamber’e vahyedilmiÅŸtir. Süyûtî, senedlerini sahih gördüğü bu rivayetlerin muhtevasını daha uygun ve tutarlı bulur.
İkinci grup rivayetlere göre Kur’an, her yılın Kadir gecesinde o yıl nâzil olacak miktarda dünya semasına indirilmiÅŸ, ardından gerektiÄŸi zaman gerektiÄŸi kadarı Resûl-i Ekrem’e vahyedilmiÅŸtir.
Üçüncü grup rivayetlere göre ise Kur’an ilk defa Kadir gecesinde inmeye baÅŸlamış, daha sonra yirmi küsür yıl boyunca nüzûlü devam etmiÅŸtir. Ancak Süyûtî’nin konuyla ilgili olarak naklettiÄŸi rivayetlerin neredeyse tamamının baÅŸta İbn Abbas olmak üzere sahâbe sözü olması bunların büyük oranda ÅŸahsî kanaatler olduÄŸunu göstermekte ve Kur’an’ın bir kerede veya birden fazla defada dünya semasına iniÅŸiyle ilgili görüşe şüphe ile bakılmasını mümkün kılmaktadır. Ayrıca mushaftaki bir âyet veya sûreye de Kur’an dendiÄŸi dikkate alındığında, Kur’an’ın ramazan ayında (el-Bakara 2/185) ve Kadir gecesinde (el-Kadr 97/1) nâzil olduÄŸunu bildiren ifadelerden onun tamamının bu ayda ve gecede indiÄŸi sonucunu çıkarmak gerekmemektedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder